Duyurular

Görünmez Bağımlılık: Dijital Çağ ile Gelişen Sosyal Medya 

Paragraf metniniz 3 1

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital çağın en etkili etmenlerinden birisi olan sosyal medya hayatımızın her alanında aktif olarak yer almaktadır. Sosyal medyanın hayatlarımıza avantajları olduğu kadar dezavantajları olduğu da yadsınamaz bir gerçektir. Sabah uyandığımızda direkt elimizi telefona uzatıp ekran kaydırmaya başlamamız, gün içerisinde her boşlukta biraz bakıp çıkacağım dedikten sonra uzun süreler ekran karşısında vakit geçirmemiz, hayatımızda gerçekleşen her olayı sosyal medya platformlarına taşıma ihtiyacı hissetmemiz… Tüm bu davranışlar gelişmeye devam eden dijital çağda bireylerin rutinleri haline gelmektedir. Fakat bu rutinler zaman içerisinde bağımlılık döngüsüne neden olmaktadır. Sosyal medya bağımlılığı özellikle son yıllarda psikoloji literatüründe oldukça araştırılan ve tartışılan bir bağımlılık türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yazıda, sosyal medya bağımlılığı nedir, fizyolojik temelleri nelerdir, sosyal medyanın birey üzerindeki görünmez etkileri nelerdir ve sosyal medyanın nasıl sağlıklı bir şekilde kullanılabileceğinden bahsedeceğiz.

Sosyal Medya Bağımlılığı Nedir?

Sosyal medya bağımlılığı, sosyal medya platformlarının kontrolsüz ve aşırı olarak kullanması sonucunda bireylerin gündelik hayatını olumsuz etkileyen bir döngü durumudur. Sosyal medya bağımlılığının belirtilerine baktığımızda, uzun süre sosyal medya platformlarında vakit geçirme, sürekli bildirim kontrolü yapma, yalnızlık, huzursuzluk, zaman yönetiminde problemler, iş ve okul hayatında yaşanılan aksamalar, telefon olmadığında huzursuzluk hissetme, yeni içerik tüketme baskısı, kaçırma korkusu, uyku ve iştahta bozulmalar örnek verilebilir.

Sosyal Medya Bağımlılığının Fizyolojik Temelleri

Sosyal medya platformları beynin ödül sistemini etkileyecek kompleks bir düzende çalışmaktadır. İlgi çeken içerikler, beğeniler, yorumlar, bildirim sesleri tüm bu tetikleyiciler dopamin nörotransmiterinin salgılanmasını arttırmaktadır. Dopamin bireyin motivasyon, memnuniyet ve haz hissetmesinde görev almaktadır. Bir sosyal medya gönderisinin paylaşımı yapıldığında alınan yorum ve beğeniler beynin ödül merkezinde dopamin aracılığıyla haz ve mutluluk duygularını ortaya çıkarmaktadır. Bu duygular kısa vadeli olsa da birey tarafından yeniden deneyimlenmek istenildiği için bireyi platformlara tekrar tekrar yönelmeye teşvik etmektedir. Beyin bir süre sonra ödül olarak nitelendirdiği durumlara tolerans gösterdiğinden dolayı birey aynı hazza ulaşmak için daha da sosyal medya platformlarına yönelmeye, içerik paylaşmaya, ekran süresini uzatmaya ve içerik tüketmeye başlamaktadır. Anlık haz arayışına ulaşmak için yöneldiğimiz sosyal medya, tekrar eden davranış örüntüsü ile zamanla bağımlılık sürecinin de başlangıcını oluşturmaktadır.

Sosyal Medyanın Görünmez Etkileri

Sosyal medya bağımlılık boyutuna ulaştığında; bireyin sosyal çevresini, duygularını, zihinsel süreçlerini bilinçsiz olarak olumsuz etkilemektedir.

1. Sosyal İzolasyon

Sosyal medya başta iletişim için önemli bir araçken kullanım arttıkça bireyin yalnızlık hissini de arttırmaktadır.  Sosyal medyaya bağımlılıkla birlikte aile ve arkadaş ilişkilerinde zedelenmeler meydana gelmektedir, iletişim azalmaktadır, bağ kurma isteği ve kapasitesi de zayıflamaktadır. Bununla birlikte bağımlı birey sosyal çevresinden yavaş yavaş izole olup yalnızlaşmaktadır.  

2. Dikkat Dağınıklığı ve Zihinsel Tükenmişlik 

Bir iş yaparken sosyal medya bildirim sesiyle birlikte görevi yarım bırakmanın dikkatimizi olumsuz etkilemesini de pekiştirmektedir. Sürekli yaşanan dikkat dağınıklığı düşünme kapasitemize ve odak süremize zarar verir. Dijitalleşmeyle birlikte odak sürelerimiz kısalmaktadır ve  odak süremiz, izlediğimiz bir videonun sadece 4 – 5 saniyesini kapsamaktadır. Sadece odak süremizi de değil uzun vadede planlama, mantık ve muhakeme becerilerimizi de etkilemektedir. 

3. Sosyal Karşılaştırma ve Yetersizlik Hissi

Sosyal medyada bireyler hayatlarının en iyi anlarını paylaşmaktadır. En iyi yemek, en iyi doğum günü, en iyi tatil… Bunlara ek olarak gördüğümüz mükemmel romantik ilişkiler, kusuruz bedenler, akademik başarılar, kalabalık sosyal ilişkiler karşılaştırma kültürünün ortaya çıkmasını pekiştirmektedir. Bireylerde, özellikle de genç yetişkinlerde sosyal medya ile birlikte özgüven düşüklüğü, mükemmeliyetçilik baskıları, yetersizlik hissi meydana gelmektedir. Karşılaştırma kültürü ile birlikte gelen linç kavramı da bireylerin onaylanma ihtiyacını artırmakla birlikte özsaygılarını da zedelemektedir.  Sosyal medyada en mutlu, en iyi anıları görmek bireylerde başkalarının yaşadığı deneyimlerden geri kaldığına, yeterince dahil olmadığına dair hissettiği yoğun kaygılar yaşamasına sebep olur. Bu kaçırma korkusu bireyde psikolojik baskı da oluşturmaktadır.

4. Anksiyete ve Depresyon

Onaylanma ihtiyacı, yetersizlik hissi, yalnızlık, sürekli ulaşılabilir olmak zorunda hissetme, mükemmeliyetçilik ve bunlar gibi sosyal medyanın getirdiği olumsuz faktörler kaygı bozukluklarının meydana gelmesine sebep olmaktadır. Sosyal medya kullanımının artmasıyla bireylerde sadece kaygı değil, depresyon semptomları da görülmektedir.

Sağlıklı Sosyal Medya Kullanımı Nasıl Olmalıdır?

Sosyal medyayı bilinçli bir şekilde kullanmak ve geliştirmek mümkündür. Sosyal medyayı sağlıklı bir şekilde kullanmak sadece daha az kullanmaktan ibaret değildir. Farklı stratejilerle birlikte sosyal medya kullanımı sağlıklı bir şekilde desteklenebilmektedir.

Sosyal medya kullanım amaçlarını netleştirmek, belirli bir hedefle sosyal medya kullanımını sağlayacağı için süreklilik döngüsünü kırmakta ve bireyin amaçlarına yönelik sağlıklı içerik tüketmesini desteklemede çok önemlidir. 

Yüz yüze iletişimi arttırmak ve bu sosyal iletişim esnasında teknolojik cihazlardan uzaklaşmak, hem bireyin sosyal ilişkilerini geliştirirken hem de sosyal medyadan uzaklaşmasını sağlamaktadır.

Sosyal medya üzerinden gelen bildirimler bireyin dikkatini sosyal medyaya odaklamasına ve andan kopmasına sebep olabilmektedir. Sosyal medyadan gelen bildirimleri kapatmak, bireyin sosyal medyadan uzaklaşmasını ve dikkat dağınıklığının önüne geçerek anda kalmasını desteklemektedir.

Ekran süresi takibi yapmak ve haftanın bazı günlerinde sosyal medya platformlarından uzaklaşmak, bireyin kendi sınırlarını çizmesine destek olurken aynı zamanda sosyal medyadan uzaklaştırarak sosyal medya bağımlılığının önüne geçmesini sağlamaktadır.

Sosyal medya bağımlılığı bireyin gündelik hayatını olumsuz bir şekilde etkileyecek boyuta geldiyse bir uzmandan profesyonel destek almak sosyal medya bağımlılığının önüne geçmekte oldukça yararlı olmaktadır.

Bu uygulamalar basit görünse de uzun vadede bireyin sosyal medya kullanımını sağlıklı bir düzeye getirmede ve bağımlılık riskinin önüne geçmede oldukça etkili stratejilerdir.

Sonuç

Sosyal medya teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanoğlunun hayatında önemli bir noktaya gelmiştir. Sosyal medyanın avantajları olduğu kadar dezavantajları da olduğu ve bireylerin hayatını etkilediği unutulmamalıdır. Önemli olan bireylerin sosyal medyayı hayatlarındaki bir araç olarak ele alarak sağlıklı bir biçimde kullanmalarıdır. Bağımlılıkla birlikte gelen çevreyle karşılaştırmalar, sosyal medya olmadığında hissedilen negatif duygular, iletişim problemleri, yalnızlık hissi, kaygı ve depresyon bireylerin gündelik hayatını olumsuz etkilemektedir. Değişen ve teknolojiyle gelişen dünyada, dengeli ve bilinçli bir sosyal medya kullanımı hem bireyin yaşam kalitesini arttırmakta hem de bireyin ruh sağlığını iyileştirmektedir. Doğru sosyal medya kullanım stratejilerini gündelik yaşamda uygulamak sosyal medya bağımlılığının önüne geçmekte güçlü adımlardan biridir. Ekranın bireyi kontrol ettiği değil bireyin ekranı kontrol ettiği ortamlar yaratılması teknolojinin ilerlediği hayatlarımızda oldukça önemli ve gereklidir.

Yazar: Bengisu Kocagözoğlu

Bu içerik, bilgilendirme amaçlıdır. Tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez.